Sultanlar Sultanı

Ana sayfa » Sultanlar Sultanı

Sultanlar Sultanı

Sultanlar Sultanı’nı (Beylerbeyi Bayburdî) tanıdığımda 14 yaşımdaydım, o ise 16 yaşındaydı. O günlerden onunla ilgili birçok anım vardı. O anıları paylaşmak için izin istedim, izin vermedi. Bir kadın 58 Yaşına gelmişse ve de 14 yaşındayken tanıdığı bir kişiden daha “mert”ini, daha onurlusunu, daha korkusuzunu ve yakışıklısını tanımamışsa bu, bilmiyorum size bir şey anlatır mı?

O, dün herkesten farklıydı benim için. Bugünse ondan başkası yok benim için. Dün gece kendime şunu itiraf ettim: Ben dün de ona âşıktım, bugün de ona âşığım. Sultanım, bu cesaretimden dolayı beni bağışla. Aşk İklimi’nde çocuğum yaşındaki kızların cesaretle söylediği bu sözü, ben de söylemek istiyorum: Ben sana âşığım. Seni seven herkesi çok seviyorum ve kıskanmam gerektiği hâlde kıskanamıyorum seni onlardan. O geldiğin gece, tüm Erzurum semalarını kaplamış gördüğüm vücudunu, benim tek başıma sarmam mümkün değil ki zaten.

İnşallah, tüm âşıkların el ele tutuşarak bir halkanın içine almaya çalışıyoruz seni. Yine de kavuşamazsak, saramazsak senin bedenini, merhamet et; ne olur biraz küçül sultanım! Bitsin bu hasret. Âşıkları sarsınlar “mâşuk”unun bedenini. Haddimi aştımsa bağışla, yoksa öderiz bedelini.

Bir hande ile arz-ı cemâl eyle hûbânım
Aşkınla yanayım
Yoluna fedâ kılmaya kalmadı gümânım
İstersen al cânım

Efendim! Yüksek müsaadelerinizle, haddimi aşarak birkaç şey daha yazmak istiyorum. Bu Nimet, eğer sizi tanımasaydı, Allah’ı ve Peygamberi tanımadan ölecekti. Sizdeki vefa anlayışını ömrüm boyunca hiç kimse de görmedim. Kardeşlerime -yine müsaadenizi isteyerek- yoğun bakımdayken yaşadığım bir durumdan bahsetmek isterim.

Yoğun bakımda, yanımdaki bir kadın hasta, benden önce gözlerini açmış. Ertesi gün bana dedi ki: “Dün gece burada senin başında uzun boylu, ön kısmı daha çok ağarmış kısa sakallı, siyah kalın kaşlı bir adam duruyordu. Ben hayatımda ondan daha güzel bir adam görmedim; elini alnına koymuş sana dualar okuyordu.”

Bunun aynısını yoğun bakım görevlisi de anlattı. Şöyle söyledi: “Kaldığın dört gece boyunca her dakika başındaydı. Ben içeri girince kayboluyor, sonra ben odadan çıkınca -ama camdan bakmaya devam ediyordum- gene senin başında

dikildiğini görüyordum.” Başka çare var mı sultanım? Sana âşık olmamak mümkün mü?

Bir yerde ki gül yoktur o gülşâneye varmam
Hem sohbet-i pîr olmadığı hâneye varmam
Aşk ehlinin ahvâlini pervâneye sormam
Âşık olanın ciğeri yanar da pişer de
Sevdim seni sevdâ-yı cihân hayır ve şerde.

By |2014-09-22T20:04:08+00:00Salı, Eylül 16, 2014|Hatıralar|

About the Author:

Siz de fikrinizi belirtin