Mürşidinizi Zamanın En Büyüğü Olarak Bileceksiniz

//Mürşidinizi Zamanın En Büyüğü Olarak Bileceksiniz

Mürşidinizi Zamanın En Büyüğü Olarak Bileceksiniz

Yeni ders aldığım yıllardı. Çorum’da Ömer Bey, Sungurlu’da da dersli erkek olarak ben vardım. Dolayısıyla çok fazla bir araya gelemiyorduk. Akşamları oturup sohbet edebileceğim bir arkadaşım yoktu. Efendim Hazretleri, ihvan kardeşlerim, Dernek ve İstanbul’un atmosferi hep gözümün önünde tütüyordu.

İş yerinde aynı odada çalıştığım arkadaşlardan üç kişi de Kadirî’lerden dersliydi. Onlar mürşitlerinden, sohbetlerinden, zikirlerinden bahsederlerdi. Hele aralarından bir arkadaş kaset gibiydi. Akşam duyduklarını sabah noktası ve virgülüyle anlatırdı. Onları özenerek dinlerdim; ama onların anlattıklarının neredeyse hepsini Hz. Pir rüyalarımda daha önce bana anlatmıştı. Bana bir şey sorduklarında da Hz. Pir benim ağzımdan cevap verir, o anda ben de öğrendiğim gibi arkadaşların da bana saygı duymasını sağlardı bu durum.

Arkadaşlar, hafta sonu sohbetlerinin ve zikirlerinin olduğunu ve beni de götürmek istediklerini söylediler. Bunun üzerine ben dersliyim dedim. Önce şaşırdılar, sonra davetkâr cümleler kurmaya, mürşitlerinin büyüklüğünden bahsetmeye başladılar. Bunun üzerine Efendimin “Mürşidinizi zamanın en büyüğü olarak bileceksiniz; başkaları da kendi mürşitlerini zamanın en büyüğü olarak bilmelidir, tarikatların insanlara değil, insanların tarikatlara ihtiyacı vardır; böyle bir tartışmaya girmeyin.” sözünü hatırlatarak, bu tür diyaloğa girmeyeceğimi belirttim. Sohbette gitmem için çok ısrar ediyorlardı. Bir noktada sohbete gideyim, Hz Pir onların mürşidinin ağzından bana sohbet etsin diye düşünmeye de başlamıştım. Sohbete gelsem bile ben sessiz zikir çektiğim için zikirlerine katılamayacağımı belirttim. Bunun üzerine Allah demenin ne zararı olur, diye ısrar etmeleri karşısında gitmekten vazgeçmiştim, düşüneyim diyerek geçiştirdim. Hafta sonu arkadaşlar Kırıkkale’ye sohbete gittiler…

O gece rüyamda askerlerin tek sıra hâlinde yürüdüklerini, yan tarafta da üç dört cm uzunluğunda seyrek sakallı komutanlarının yürüdüğünü gördüm. Komutanları

—Zeki, gel beraber yürüyelim, dedi.

—Ben dersliyim, diye cevap verdim. Bunun üzerine

—Sana sıraya geç demiyorum, gel beraber yürüyelim, dedi.

bu şekilde konuşarak bir müddet yan yana yürüdük. Az ileride yüksekçe bir yerde Hz. Pir’in bize doğru baktığını gördüm. Bu manzara karşısında ne yapacağımı şaşırmış kalmıştım. Yanımdaki komutan koşarak Efendimin yanına gidip önce selam verip sonra

—Efendim, Zeki bizim aramıza katılmadı, sadece biz yan yana yürüyorduk, demesiyle beraber, ben nefes nefese uyandım.

Pazartesi günü sabah işe gittiğimde, yine arkadaşlar hafta sonu gittikleri sohbetten bahsediyorlardı. Arkadaşlardan bir tanesi sohbet ve zikir halkasının videosunu çektiğini söyleyerek cep telefonunu bana göstermek amacı ile uzattı. Ben de mürşitlerini merak ederek videoyu seyretmek için telefonu elinden aldım ve gördüğüm görüntü karşısında çok şaşırdım.

Gece rüyamda askerlerin yan tarafında yürüyen üç dört cm uzunluğunda seyrek sakallı komutandı videodaki görüntü ve ben onların mürşitlerini şimdiye dek hiç görmemiştim. Efendim yine himmet etmiş ve muhabbetimi artırmıştı.

Muhabbetleri eksilir veya inanmazlar, ola ki değişik tartışmalar içerisine gireriz diye arkadaşlarıma bu rüyamdan hiç bahsetmedim.

By | 2014-09-22T20:03:22+00:00 Salı, Eylül 16, 2014|Hatıralar|

About the Author:

Siz de fikrinizi belirtin