Hz. Beylerbeyi Bayburdi

//Hz. Beylerbeyi Bayburdi

Hz. Beylerbeyi Bayburdi

hz-beylerbeyi-bayburdi

Hayattadır ve irşad vazifesine devam etmektedir.

Beylerbeyi Bayburdî, 20 Mayıs 1952’de Bayburt’un Ozansu köyünde dünyaya geldi. Bu köy, tasavvuf edebiyatının büyük şairi Celâlî Baba’nın da köyüdür. Beylerbeyi Bayburdî, 5 yaşında iken annesini kaybetmiş ve bu sebepten ailesiyle Bayburt’a yerleşmiştir. Okumaya ve araştırmaya istekli oluşu, henüz ortaokul yıllarında onun, Doğu ve Batı klasiklerinin büyük bir kısmını okumasını sağlamıştır.

Küçük yaşlarda, Nakşibendî büyüklerinden Dede Paşa (k.s) hazretleri’ni tanımıştır. Beylerbeyi Bayburdî’nin babası Muzaffer Bey’in anlattığı şu hadise ibret vericidir. Muzaffer Bey, bir gün Dede Paşa (k.s.)’ya: “Efendim, oğlumuz biraz yaramaz.” der. Bunun üzerine Dede Paşa (k.s.), Beylerbeyi Bayburdî’yi iyice bir süzerek şöyle der: “Sabret beyim, sabret. Sonu hayırlı olacak inşallah.”

Gençlik yıllarında Millî Türk Talebe Birliği’nde aktif rol almış ve Necip Fazıl Kısakürek’in konferanslarına sıklıkla katılmıştır. N. Fazıl ile olan bu beraberlikleri, Beylerbeyi Bayburdî’nin üniversite için İstanbul’a gelmesiyle usta şairle yollarının yeniden kesişmesine vesile olmuştur.

1970 yılının sonunda, Nakşibendî tarikatı şeyhlerinden Hacı Salih Efendi’nin torunu olan Tokat eşrafından ilköğretim müfettişi Nihat Yılmaz’ın büyük kerimesi Reyhan Hanım’la evlendi. Bu evlilikten Murat, Abdulsamed ve Rafet isimlerinde 3 erkek; Hicret isminde 1 kız çocuğu olmuştur.

Üniversite ve askerlik yıllarında yaşamış olduğu bazı hadiseler, onu -tek çare olarak gördüğü- tasavvufa yönlendirmiş ve ilk olarak 1972 yılında Ramazanoğlu Sami Efendi’nin sohbetlerinde bulunmuştur. 1974-1976 yıllarında da Rufâî yolunun büyüklerinden Hacı Şaban Efendi’nin sohbetlerine katılmıştır. Tasavvuftan söz edilen bu meclislerde bulunan Beylerbeyi Bayburdî, talebesi olacağı Nakşibendî büyüklerinden Erzincanlı Abdurrahim Reyhan (k.s.) ile 1976’da tanışmış ve onun isteği üzerine tebliğ halifesi olarak Türkiye’nin ve Avrupa’nın birçok şehrine tasavvufi anlayışı yaymak için gitmiştir. Abdurrahim Reyhan (k.s.) dünyasını değişinceye dek onun yanından ayrılmamıştır.

Abdurrahim Reyhan (k.s.), kendisinden sonra irşad vazifesine Beylerbeyi Bayburdî’nin devam edeceğini, yakın çevresinden 3 kişiye bildirmiştir. Buna hüccet* de denmektedir. Bu kişiler hâlen hayattadır. Beylerbeyi Bayburdî, 2003 yılının Ocak ayında mana âleminde aldığı emir ile irşad vazifesine başladığında etrafında Abdurrahim Reyhan Hazretleri’nin talebeleri olan 20 kişi bulunmaktaydı. Şu an Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde Beylerbeyi Bayburdî’nin sayıları binlerle ifade edilen talebeleri vardır. Beylerbeyi Bayburdî irşad görevini sürdürmektedir.

İktisat ve Şehircilik bölümlerinde eğitim görmüş olan Beylerbeyi Bayburdî’nin uzmanlık alanları arasında İslam tarihi, edebiyat ve tarih yer alır. “Anadolu ve Nakşîlik” adında bir araştırması da mevcuttur. Batı dillerinden İngilizceyi bilmektedir.

Hüccet*:Senet, vesika, delil. Bir iddianın doğruluğunu ispat için gösterilen resmî vesika.

By | 2015-02-24T23:41:19+00:00 Salı, Şubat 24, 2015|Silsile-i Şerif|

About the Author:

Siz de fikrinizi belirtin