Kutlu Doğum Haftası – Rahmet Peygamberi

Ana sayfa » Kutlu Doğum Haftası – Rahmet Peygamberi

Kutlu Doğum Haftası – Rahmet Peygamberi

Mevlid Kandili ilk defa 13. asırda Erbil Atabeği Muzafferüddin Gökbörü tarafından iki ay süreyle kutlanmaya başlandı. Mevlid Kandili münasebetiyle ilim adamları bir araya gelip ilmi, fikri sohbetler yapıyor, halk sokaklarda mevlidi bir bayram havasında kutluyordu.
Süleyman Çelebi’nin kaleme aldığı Vesiletü’n Necat isimli şiirin, Mevlid adıyla, yüzyıllardır sevinçte, tasada, doğumda, ölümde okuna gelmesi ve bu geleneğin bugün de canlı bir şekilde devam etmesi, Peygamber sevgisi etrafında teşekkül eden milli ruhun ifadesidir.

Salâtü selâm olsun ona!

Allah’ın âlemlere rahmet olarak gönderdiği ve kâinatı uğruna yarattığı yüce sevgiliye selâm olsun!

O, inse ve cinne merhameti öğreten resulün kıymetini bilenlere, onu kendine gerçekten örnek alanlara selâm olsun!

O, bütün zamanların eşsiz örneği, üsve-i hasenesidir.

O, yaratılanı Yaratan’dan ötürü seven, ülü’l-azm bir resuldür.

O, kendi yapmadığı bir şeyi başkasına emretmeyen ahlâk âbidesi bir peygamberdir.

O, hakkı tutup ayağı kaldıran, mazlumun umudu olan âdil bir peygamberdir.

O, hiçbir kötü sözü ağzına almadığı gibi, ashabına, “Bu dünyada çok hafif görünen nezaket, hesap gününde çok ağırlığa sahip olacak” öğüdünde bulunan kâinatın en medenî insanıdır.

O, yaşına, başına, rengine, cinsine, dinine, zenginliğine, fakirliğine bakmaksızın herkese nezaketle davranan örnek bir nebîdir.

O, kadın, erkek, çocuk herkesi selâmlayan, hal ve hatırını soran dost bir peygamberdir.

O, ashabına, “Allah’ın kaba saba ve terbiyesiz davrananları sevmediğini, aksine nazik ve terbiyeli insanların namaz kılan ve oruç tutan biri gibi sevap kazandığını” ilke olarak sunan bir peygamberdir.

O, en yüce görev verildiğinde, bu ilâhî hadiseyi öncelikle hanımıyla paylaşan örnek bir eştir.

O, tebliğe muhatap olarak öncelikle eşini seçen, onun ilk inanan kişi olma erdemine sahip olmasını önemseyen mükemmel bir eştir.

O, Câhiliye devrinin ezilen kadınına, insan olma şahsiyet ve haysiyetini iade eden insan peygamberdir.

O, kadınların, toplumsal hayatın içinde yer alarak varlıklarını hissettirmelerini sağlayan âdil bir önderdir.

O, evlilikleri sözleşmeye bağlayan, bu sözleşmeyle kadınların yaşamları boyunca tek eşliliği şart olarak öne sürebilmelerine imkân sağlayan bir peygamberdir.

O, nikâhın, tarafların serbest irade ve rızalarıyla gerçekleşen hukukî bir ilişki olmasını sağlayan adalet sahibi bir peygamberdir.

O, sevgi, şefkat ve adaletin, evlilikte birlikteliğin sütunları olmasını gerektiğini örnek olarak gerçekleştiren ahlâk âbidesi bir elçidir.

O, “Aranızdan en iyileriniz, eşlerine karşı en iyi tutum ve davranış içinde olanlarınızdır” buyuran rahmet peygamberdir.

O, çocukların da peygamberidir.

O, yetim ve öksüz çocuklara karşı özel bir sevgi ve şefkat besleyen zayıfların hâmisi bir peygamberdir.

O, çocuklarına sevgi göstermeyen, kız çocuklarını yok sayan bir toplumu kökten değiştiren bir inkılâpçıdır.

O, torunu Hasan’ı öpüp okşarken, birinin, “On çocuğum var, hiçbirini öpmedim” demesi üzerine, “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz”, “Allah senin kalbinden merhameti kaldırdıysa ben ne yapabilirim?” buyuran çocuk dostu bir peygamberdir.

O, camiye kucağında torunu ile gelip, namaz kılarken torunu sırtına çıktığında, çocuğun düşmemesi için secdeyi uzatan bir “dede” peygamberdir.

O, çocuklarla şakalaşıp, onları eğlendiren ve bu hasleti sebebiyle, yolculuğa çıktığında dönüşü hasretle beklenen oyun arkadaşı dost bir peygamberdir.

O, evinde beslediği kuşu ölen bir çocuğu teselli etmek için ziyaretine giden çocuk dostu bir peygamberdir.

O, camide kadınları ve çocukları görmekten mutlu olan bir toplum önderidir.

O, çocukların ve kadınların savaşa gönderilmelerini ve savaşta öldürülmelerini yasaklayan merhamet örneği lider bir peygamberdir.

O, kız çocuklarına karşı toplumun acımasız tutumunu değiştiren, kız çocuk sahibi olmanın utanç değil bereket kaynağı olduğunu dünyaya ilân eden bir elçidir.

O, çocuk hukukunu tanzim ederek onların haklarını güvenceye altına alan âdil bir peygamberdir.

O, anne ve babalara çocuklarına eşit davranmalarını emrederek bütün çağlara psikoloji ve pedagoji dersi veren bir öğretmen peygamberdir.

O, bir sahâbînin, “Çocuklara ondan daha müşfik davranan kimse görmedim” tespitinin muhatabı olan ve çocukların eşit muamele görmelerinin, onlar için bir hak olduğunu bildiren “insan hakları”nın koruyucusu ve uygulayıcısı bir peygamberdir.

O, ümmetinden olmakla şeref duyulan muhterem bir Peygamberdir.

Kaynak: Dr. İhsan Alperen

ADI GÜZEL KENDİ GÜZEL MUHAMMED

Canım kurban olsun senin yoluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed,
Şefâat eyle bu kemter kuluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Mü’min olanların çoktur cefâsı,
Ahirette olur zevk-u sefâsı,
On sekiz bin âlemin Mustafâ’sı,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Yedi kat gökleri seyrân eyleyen,
Kûrsûn üstünde cevlân eyleyen.
Mi’râcda ümmetin Hak’dan dileyen,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Ol çâriyâr anın gökler yâridir,
Anı seven günahlardan beridir,
On sekiz bin âlemin serveridir,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Aşık Yunus neyler iki cihânı sensiz,
Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümânsız
Sana uymayanlar gider imânsız,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.

PEYGAMBER

Sen, fikir kadar güzel;
Ve tek, birden daha tek!
Itrını süzmüş ezel;
Bal sensin, varlık petek.

Sensin ölüme hisar;
Bakisi hep inkisar…
Sar bizi, çepeçevre sar,
Rahmet rüzgârı etek!

Necip Fazıl Kısakürek

By |2018-06-28T22:28:27+00:00Salı, Eylül 23, 2014|Günlük Yazılar|

About the Author:

Siz de fikrinizi belirtin