Hz. Arif Rivegeri (k.s.)

Ana sayfa » Hz. Arif Rivegeri (k.s.)

Hz. Arif Rivegeri (k.s.)

Orta boylu, ay yüzlü, büyük gözlü, kaşları ince ve hilal gibi idi. Rengi gül rengi idi. Vücudundan güzel koku yayılırdı. Türk velilerinin büyüklerinden olup, ilim, hilim (yumuşak huy), takva, riyazet ve ibadet ehli idi. Hace Abdülhalik Gucdüvani Hazretlerinin senelerce hizmetinde bulunmuştu. En faziletli ihvanından ve büyük halifelerinden idi. Seyr-i sülük için hazretin koyduğu esasları harfiyen tatbik eder, feyz alırdı. Peygamber efendimizin sünnetine uymakta çok titiz idi. Bu sebeple yüksek dereceye ulaşmıştır. Abdülhalik Gucdüvani Hazretlerinin vefatlarından sonra aynı görevi devam ettirmekte büyük ihlas ve gayreti görülmüştür. Kendisine silsile’de “Pîşuva-yı Arifan” ( Ariflerin Önderi ) denilmesi de bundan olsa gerektir. Öyle ki kendinden 4 batın sonra gelecek olan Muhammed Bahaeddin Nakşibendî hazretleri, onların koydukları seyr-i sülük esasları ile dünyaya feyz saçmış, nam salmışlardır.

Pekçoğunun hidayete ve evliyalık makamlarında yüksek derecelere kavuşmalarına vesîle oldu. Zamânının bir tânesi idi. Herkese çok iyi ve yumuşak davranır, kimsenin kalbini kırmazdı. Nefsinin istediklerini hiç bir zaman yapmaz, istemediklerini yapmak, rûhunu yükseltmek için çok çalışırdı. Haramlardan şiddetle kaçar, hattâ harama düşmek korkusu ile mübahların fazlasını terkederdi. Geceleri vaktini hep ibâdetle, gündüzleri talebe okutmakla geçirir, sünnet olduğu için; gündüz öğleden önce bir miktar kaylûle yapardı, yani biraz uyurdu. Peygamber efendimizin sünnet-i seniyyesini çok iyi bilir, onun unutulmaması için nasîhatlerinin üzerinde durur, târif ederdi. Sünnet-i şerîflerin yaşanması için çok gayret gösterirdi. Her sohbetine; “Cenâb-ı Hak bizleri, hepimizi dünyâ ve âhiretin efendisi ve bütün insanların her bakımdan en yükseği ve en iyisi olan Resûlullah efendimize tâbi olmak saâdetiyle şereflendirsin! Çünkü Cenâb-ı Hak, O’na tâbi olmayı, O’na uymayı çok sever. O’na uymanın ufak bir zerresi bütün dünyâ lezzetlerinden ve bütün âhiret nîmetlerinden daha üstündür. Hakîkî üstünlük, O’nun sünnet-i seniyyesine tâbi olmaktır.” buyurmuştur.

Arif Rivegeri hazretlerinin hafi zikirden cehri zikre geçişi ömrünün son yıllarına rastlar. Bu açıktan zikir talimi, zamanın gereklerindendi. Halifesi Mahmud Fağnevi hazretlerine cehri zikri öğreterek halkı, gaflet kasvetinden kurtarıp zikrin haşyetiyle uyarmak istemiştir. Böylece zikirden gafil olan halk, açık zikri duymakla zevk ve şevke gelmiş, topluca zikirden vücutta hareket, istifade ve istifaza (feyz alma) sağlanmıştır. Arif Rivegeri hazretleri uzun bir ömür yaşadı. 1315 (H.715) senesinde Rivger’de vefât etti. Kabri oradadır. Ziyâret edenler, onun feyz ve bereketlerine kavuşmaktadır.

By |2018-07-08T12:14:21+00:00Salı, Ocak 27, 2015|Silsile-i Şerif|

About the Author:

Siz de fikrinizi belirtin