Kurban ile ilgili Bazı Hükümler

Ana sayfa » Kurban ile ilgili Bazı Hükümler

Kurban ile ilgili Bazı Hükümler

1. Kız veya erkek çocuğu dünyaya gelen bir kimsenin şükür makamında akika adıyla bir kurban kesmesi meşru kılınmıştır. Haleften ve seleften ilim ehlinin ekserisinin görüşü budur. İmam Mâlik (r.a.) bu mevzuda şöyle diyor: “Akîka konusunda biz Medîneliler arasında da ittifak vardır. Çocuğuna akîka kurbanı kesecek kimse kız ve erkek için ayrı ayrı birer kurban keser. Akika vacip değil, müstehaptır. İnsanlar öteden beri yapagelmişlerdir.” [211]

Tabiinden Yahya el-Ensârî de “Benim yetiştiğim insanlar yeni doğan kız ve erkek çocukları için akîka kurbanı kesmeyi bırakmazlardı.” demiştir.

Bu mevzuda İbn’ül-Mün’îr de “Akîka kurbanı kesmeyi meşru görenler, Hanefî âlimleriyle İmam Malik, İmam Şafiî, İshak ve Cumhuru ulemadır. Delilleri ise; mevzuumuzu teşkil eden babın hadisleri ile benzeri hadislerdir. Ancak akîka kurbanının hükmü âlimler arasında ihtilaflıdır. Cumhuru ulema bunun sünnet olduğu görüşündedir” diyor.  (İmam-ı Mâlik, El-muvatta, akîka, 7)

2. Akîka kurbanı olarak erkek çocuk için iki koyun, kız çocuk için de bir koyun kesilir. Sahabe ve Tabiînden olan âlimlerin ekserisi ile onların dışında kalan ulemanın pek çoğu bu görüştedir.

Ancak Hanefî âlimleriyle İmam Malik bu hususta “Kız ile oğlan arasında bir fark yoktur. Her ikisi için de birer koyun kesilir” demişlerdir. İbn Ömer ile Urve b. ez-Zübeyr de bu görüştedir. Nitekim şu iki hadis-i şerif, bunu açıkça ifade etmektedir: “Abdullah b. Ömer, aile fertlerinden her isteyene akîka’dan verirdi. O, kız ve erkek hepsi için ayrı ayrı birer koyun keserdi. “Urve b. ez-Zübeyr, âkîka olarak kız ve erkek çocuklar için ayrı ayrı birer koyun keserdi.” [213] Hadis-i şerifte Resul-i Ekrem Efendimizin de Hz. Hasan ve Hüseyin (r.a) için akîka kurbanı olarak birer koyun kestiği ifade edilmektedir. Erkek çocuk için akîka kurbanı olarak iki koyun kesileceğini ifade eden cumhuru ulemaya göre “Hz. Peygamber’in Hz. Hasan ile Hüseyin için akîka kurbanı olarak birer koyun kestiğini ifade eden 2841 numaralı hadis-i şerif muzdaribdir; çünkü Nesâi’nin rivayetinde Hz. Peygamber’in Hazret-i Hasan ve Hüseyin (r.a) için ikişer koç kurban ettiği ifade edilmektedir.  (Nesai akika 4)

Gerçi Nesâî’nin bu rivayetindeki “iki koç” kelimesinin tekit için tekrarlanmış olabileceği; binaenaleyh, Hazret-i Hasan’la Hüseyin için kesilen akîka kurbanlarının dört koç değil de iki koçtan ibaret olduğu düşünülebilirse de bu iki hadisin birini diğerine tercih etmek ve ya aralarını telif etmek mümkün olmadığından, bu hadisler muzdaribdir ve delil olma niteliğinden uzaktır. Eğer, gerçekten 2841 numaralı hadisin sübutu kabul edilecek olursa, o zaman bir koyun kesmekle yetinmenin caizliğine, iki koyun kesileceğini ifade eden sahih hadislerin çokluğuna bakarak da iki koyun kesmenin müstehaplığına hükmetmek gerekir.” Âlimler, akîka kurbanının hangi hayvanlardan olabileceği konusunda da ihtilâfa düşmüşlerdir, Şafiî âlimlerinden bazıları ile İbn Hazm, mevzumuzu teşkil eden hadis-i şerifin zahirine sarılarak, akîka kurbanının sâdece davar cinsinden olan keçi ve koyundan kesilebileceğini sığır ve deve cinsinden akîka olamayacağını söylemişlerdir. Hanefî âlimlerine göre, kurban bayramında kurban edilmeye elverişli olan her koyun, akîka kurbanı olabilir.

Malikilerle Şafiilere ve âlimlerin cumhuruna göre; kurban bayramında kurban edilmeye elverişli olan davar, sığır ve deve cinsinden her hayvan akîka kurbanı olarak kesilebilir. Delilleri ise Hz. Enes’in rivayet ettiği “Kimin bir çocuğu dünyaya gelirse onun için akika kurbanı olarak koyun, sığır ve deve cinsinden bir hayvan kessin.” (Mecmeû’z-Zevâid, IV, 58) mealindeki hadis-i şeriftir. Ancak bu hadisin senedinde Mus’ide b. el-Yesa’ isminde yalancı bir râvî bulunduğundan bu hadis delil olamaz. Ahmet b. Hanbel (r.a)’ya göre; akîka kurbanı koyundan kesilebildiği gibi sığır ve deve cinsinden de kesilebilir. Bu hayvanların akîka kurbanı olarak kesilmesinin caiz olabilmesi için ortaklaşa değil sadece bir çocuk için kesilmiş olmaları şarttır.  “Sünen-i Ebu Davud Terceme : 10/539-541”

Kurbanın maddi, manevi olmak üzere mühim faydaları vardır.

1- Gadab-ı ilahiyi söndürür

2- Rıza-ı ilahiyi celbeder

3- Çok kurban kesilen bir memlekette harp olmaz

4- Eğer bir insan vakti hali müsait olup da kurban kesmezse muhakkak ki o adamın ya kendisinden ve ya çocuklarından yahut da malından, ticaretinden, servetinden, varlığından mutlaka bir kan çıkacaktır.

5- Kurbanda çoluk çocuk ve fakir için umumi bir maslahat ve mutlak bir menfaat vardır

6- Kurban bayramında afv-ı umumi tecelli eder.

 

By |2014-10-02T02:31:21+00:00Perşembe, Ekim 2, 2014|Kurban|

About the Author:

Siz de fikrinizi belirtin