Gülden Bülbüllere 1 – 7. Sohbet

Ana sayfa » Gülden Bülbüllere 1 – 7. Sohbet

Gülden Bülbüllere 1 – 7. Sohbet

“Gel canını terkeyle ki canan doğa senden.”

İşte meşâyihsiz olmaz, insanlar herşeyi Hakke’l-yakîn meşâyih ile bilir.

Niyazi Mısrî:

Mürşit gerektir bildire Hakk’ı sana Hakk’el yakîn.

Birde buyuruluyor ki:

Her kim ki şeyhini hak bilmedi, Hakk’ı dahi bilmez
Yok eylemeyen varını maksuduna ermez

Bulam dersen eğer aynî imanı
Çalış ki olasın şeyhinde fani
Sana senden yakın olanı tanı

-Burada öyle bir mana var ki.

-Nasıl bir manâ var?

-Hani Cenâb-ı Hakk:

“Kulum Ben sana sah damarından daha yakınım.” buyuruyor.

Hz. Resulullah da buyuruyor ki:

“sen Allah’tan çok uzaksın.”

-Bu uzaklığı yakınlaştıran kim oluyor?

Mürşid sana Hakkı bildire Hakke’l-yakîn. Her kim ki şeyhini Hak bilmedi, Hakk’el yakîni bilmez.

Cenâb-ı Hakk:

“Kulum sen Allah ‘a ulaşmak için bir vasıla, bir vesile ara bul.” diyor.

Biz de düşünelim şimdi, işte bizim ruhumuz Allah’tan geldi. Cesedimizi topraktan halk etti. Ama vasıta ne oldu burada düşünelim. Vasıta annemiz, babamız oldu.. Herhangi bir tanemiz ot gibi yerden bitmedik. Taşın toprağın deliğinden çıkmadık. O ulvî âlemden gelen ruhumuza annemiz, babamız vasıta oldu, geldik. Öyle ise düşünelim. Bir insan vasıta ile gelmiş olduğu yere vasıta ile gider. Vasıtasız gelseydi, vasıtasız giderdi.

İnsanlar Cenâb-ı Hakk’ı ilmel-yakîn bilirler. Ayne’l-yakîn bilirler. Hakke’l-yakîn bilirler. Ilme’l-yakîn bilenler âlimler. Ayne’l-yakin âbidler bilirler. Yani ibadet yapanlar. Hakke’l-yakîn bilenler, varlığından kurtulanlar, ilimden, amelden, her varlığından geçip yok olanlar.

Âşık imdi varlığın ver yokluğa
Yokluk içinde sana varlık doğa

Elhamdülillah Yarabbi çok şükür!

Yarabbi aldanmışlardan etme. Yarabbi Habibinin hürmetine!

-Aldanmış kimler?

-Günahı sevabı bilmeyenler. Şeriatı, tarikatı olmayanlar. Bu zamanda bu tip insanlara bakın görün ne yapıyorlar? Bunlarda şeriat tarikat var mı? Bunlar günahı sevabı biliyorlar mı?

Biz çok şükredelim. Şükredelim ki Allah nimetimizi artırsın. Bakın kelâm-ı kibâr’da ne geçiyor,

Salih bu sözlerin yalan olamaz
Her beşer suretli insan olamaz

Hepimiz de beşeriz. Ama her beşer suretli insan değildir.

Her bir kimse ehl-i irfan olamaz
Kırk yerden yarılmış kıl olmayınca

Koparmak değil! Kılı kırk yerden yaracaksın, ehl-i irfan olmak için. Bu şeriat işte. Tarikat bu İşte. Biz yaşamadığımıza göre şeriatı da bilemiyoruz. Tarikatı da bilemiyoruz. Tarikatı bilsek de yaşayamıyoruz. Ama Cenâb-ı Hakk âlim, kadir, kulunu esirgeyen, koruyan, acıyan… Cenab-ı Hakk bize işaretler, müjdeler veriyor.

-Nasıl müjdeler veriyor?

-Evet mütteki olan kurtaracak. Olmayan kurtaramaz. Yine işaret veriyor. Sizin en çok mütteki olanınız, Allah’tan çok korkuyorsa, bu zamanda, o kadar çok yararlamyor. İlim irfan sahibi oluyor. Çünkü Allah’a olan aşkın nihayeti yoktur. Bu zamanda şer, fitne var. Küfür hakim olmuş. Onun için Allah’a sığınacağız. Her hâlinizde Azimüşşan’a sığının.

Ben anladım işim bitmez sana yalvarmaktan gayrı.

Affet Yarabbi!

Abdurrahman Cami hazretleri tarikata o kadar karşıymış ki meşâyihleri, dervişleri hiçe sayarmış. Nasıl ki Abdurrahman Cami hazretleri tarikata girmiş, bir mürşide tabi olmuş, o zaman o âlimler hep susmuşlar ve demişler ki:

— İnsaf edelim. Abdurrahman Cami gibi bir alim gelmemiş beş asır boyunca. Öyle olduğu halde demek ki dervişlik hocalıktan üstün ki, hocalığı bıraktı derviş oldu.

Cenab-ı Hak buyuruyor:

Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz.”

-Ama tasavvuf bunu nasıl izah ediyor?

Yunus Emre diyor ki:

Niceleri gitti mürşit arayı,

Arayanlar buldu derde devayı,

Bin kez okur isen akla karayı,

Bir kamil mürşide varmazsan olmaz.

Bin sene medrese ilmi okusan yine senin mürşide ihtiyacın var diyor..

Salih Baba daha güzel açıklıyor:

Birkaç esma bilmek ile Hak’kı bildim sanma sen,

Sohbeti pire devam et gece gündüz usanma sen,

Zatı Hakkı anlamaktır bu muammadan garez.

Gece gündüz durma. Fırsatın varsa, bir ehli pirin toplantısına git ki, o zaman Hak’kı bilirsin. Bir kaç esma bilmekle Hak’kı bildim sanma. Alimler Allah’ı İlmel yakın bilirler. Abidler aynel yakın bilirler. Aşıklar hakkel yakın bilirler.

-Aşıklar kim ?

-Kendisini bir meşâyihe teslim edip kendisini yok edenler

Kâh Salih’e sefasını gösterir,

Kâh ahdinde vefasını gösterir,

Kâh şiddetle cefasını gösterir,

Yaklaştıkça yârin köyü muhabbet.

Tarikata girenler ahd.-i misakı tazelemiş oluyor. Meşayihin de bir ahd-i misakı var.

Muhabbet çok sefalıdır. Muhabbete doyum olmaz. Yaklaştıkça yakar seni muhabbet. Muhabbetten mana Cenab-ı Allah’ın azametidir. Veya velayetidir. Bir mürit Allah’a vasıl olmak için evvela fenafişşeyh olacak. Sonra fenafirresul olacak. Sonra fenafillah olacak. Demek ki, yardan mana bu müptedi aleminde Rabıtadır. Sonra nübüvvettir. Sonra Allah’ın Zatıdır.

-Ama müntehi alemine nasıl geçer mürit ?

-Velâyetsiz geçemez. Mürşitsiz geçemez. Yaklaşmak için rabıta şarttir. Velayete yaklaştıkça şiddet çoğalıyor. Ama velayetin içine girdi mi ? Tamam hiddet de bitti. Şiddet de bitti. Hepsi biter.

Karşına almışsın gonca gülünü
N’oldu sana terkeyledin ilini.

Onun için bunlar dert değildir. Hamdolsun şükrolsun. Allah’a şükür. Bunlar nimettir. Ekmektir bizim için bunlar. Herşeysiz olur, ekmeksiz olmaz. İnsanlar ekmeğin yanına katık istiyorlar.

Allah cemaatimizin hepsini arzularına ulaştırsın.

Soru: Bir Salih Baba’da bizde olsa ?

Bizim tarikatımızda, tarikat boyunca, o bir tane olmuş, Onun ki bir emirdir.

Salih gibi vardır çok ehl-i diller
Pir-i Sami bahçesinde bülbüller

Piri Sami’nin velayetinde gelişen, ona dahil olan, müritlerin ruhları. Salih gibi çok varmış. Bu da bir arzuymuş.

– “Salih söyle!” Demiş. O da;

– “Söylemek bir marifet midir?” Demiş.

Çünkü Salih ihvanlar içerisinde çok mahcup bir kimse. Ümmî. Bir şey bilmiyor. Kimse onu ihvan yerine de koymuyor. Öyle birisi. Mübarek söylemeye başlamış. Kırk gün devam etmiş. Kırk günden sonra:

– “Yeter Salih kes” demiş. O da kesmiş. Kelamlar sona ermiş.

Yeter ettin bu Salih’e hitabı
Bir zaman gösterdin yevmül-hisâbı
Şimdi arzeylersin ümmül-kitabı
Büsbütün lâl ettin dillerimizi

Soru: Efendim, Yunus Emre’nin söylemesi dahamı uzun sürmüş.

-Onun ki devamlı sürmüş. Devamlı da söylemiş. Peyder pey söylemiş. Salih Baba kırk gün devamlı söylemiş. Çok Kelâm-ı kibarlar var ama hiç birisi Saliîı Baba’nın sanat yönünü tutmuyor. Bütün sözleri getiriyor, rabıtasına bağlıyor. Her kelâmında rabıtasından bahsediyor. Kendisinden de bahsediyor. Bütün hepsinde öyle.

Bakın şimdi:

Pir-i Sami gibi sâhib-irşâdı
Bulup kapısında kılak feryadı
Hiç birimiz butamazık necatı
Bizim delilimiz Ol olmayınca

Salih bu sözlerin yalan olamaz
Her beşer suretli insan olamaz
Her bir kimse ehl-i irfan olamaz
Kırk yerden yarılmış kıl olmayınca

Burada olduğu gibi önce rabıtasından söz ediyor. Sonra kendi kelamını söylüyor.

Müptedi âleminde mürid için en sağlamı, en kolayı Rabıtadır. Burda nefsimizi siyah bir köpek gibi mürşidimizin önüne atmışız derken, bu nefsin terbiyesidir.

Çünkü şöyle:

Evliyanın iki nuru vardır. Zahir ve batın. Rabıta nuru, velayet nuru. Rabıta zahir görünüş. Bu nur nefsi terbiye ediyor. Bir de velayet nuru vardır. Bu da müridin ruhunu yetiştiriyor. Görülmüyor. Onun için zahirimizden haberimiz var. Batınımızdan haberimiz yok. Zahirdeki eksikliğimiz batınımızı etkiliyor. Manevî gelişmemizi önlüyor. Ruhumuzu geliştiren meşâyihimizdir. Nasıl ki zahir de medrese de ilim tahsil ediyorlar. Gitmeseler tahsil edemezler, işte ruhla böyle. Meşâyihten eğitilirmiş. Ama zahire bağlı. Zahirde eksiklik olursa eğilemez. Okuldan kaçan talebe gibi.

-Okula gitmeyen talebe ne öğrenir?

  • Terakki etmez. Onun için fenafişşeyh olmak demek, zahirde bir çocuğun ilkokulu bitirmesi gibidir. Hizmetini yapınca ondan sonra orta tahsilini yapmaya başlıyor. Bunu da nübüvette yapıyor. Nübüvettin dahilinde yapıyor. Oradan da mezun olunca Fenafirresul oluyor. Sonra fakülte tahsiline başlıyor. O zaman da Cenâb-ı Hakk’ın zat nurunun içerisinde yapıyor. Oradan da diploma alınca Fenafillah oluyor.

Şeriatı olan insanın hayvanı sıfatı yoktur. Hayvani sıfat küfür sıfatıdır.

By |2018-06-28T22:28:25+00:00Cuma, Eylül 26, 2014|Abdurrahim Reyhan Hz., Sohbetler|

About the Author:

Siz de fikrinizi belirtin