Varlıktan Sıyrılmak

Ana sayfa » Varlıktan Sıyrılmak

Varlıktan Sıyrılmak

Abdurrahmân-i Tâğî (k.s) şöyle buyuruyor : Şah-ı Nakşibend (k.s) zamanında sûfiler bütün gayretleri ile amel işleyip, fayda temin etmeye, Allah’a kavuşmaya çalışırlardı.

Bunların içinde Alâuddîn Attar ‘ın (k.s) durumu ayrı idi. Yirmi yıl kalbindeki vesveseyi silmek için uğraştı. Hiç bir zaman amellerine önem vermedi.

Kendisini ehli zikir olarak görmedi. Aksine nefsini gafillerden kabul ederek devamlı uyanıklık istedi. Müşahede ehli idi, ama kendisini gariblerden kabul ederdi.

Hace Muhammed Parisa´nın (k.s) durumu da değişikti. Şah-ı Nakşibend (k.s) O’nun için şöyle buyurmuş:

“O bir kuşun gagasını bir suya batırıp çıkarmasındaki zaman kadar dahi Rabbisinden gafil olmaz. Duası makbuldür. Ne isterse red edilmezdi, ama kalbini Rabbisine teslim ettiği için dua etmezdi. Kalbi dar idi. Bu durumla kifayet etmişti.”

Alaaddîn-i Attar (k.s)´ın durumu ise Parisa´dan ayrıdır. Alaaddîn-i Attar (k.s) kalbine hem Rabbisini hem de başka şeyler sığdırdı. Dua ederdi. Terakki ederdi. Hatta ki, Şah-ı Nakşibend (k.s) Abdulhalık-ıl Gücdevanî, Ebu Yezid gibi mürşidler bir müride hilafet verseler, Alaaddîn-i Attar (k.s) onaylamadıkça o halifelik kesinleşmezdi. (Zaruri hilafet bundan müstesnadır.)

Bakınız! Keşke her sûfi kendisini, her daim hayatı boyunca, kabirde, mahşerde, cennette Rabbini müşahede ederken bile yok görse varlığından gafil olsa..

Sadeddin Kaşgarî (k.s) seyyiddi. Ama o seyyidlik unvanının vereceği varlık duygusundan vazgeçmişti;

Kendisi şöyle diyor: “Benim bir fidanım vardı. Onu bir duvarın deliğine koyup üstünü de çamurla sıvadım.” Sadeddin Kaşgarî (k.s) hiç bir zaman seyyidlik ünvanı ile anılmak istemezdi. Bu halinden mütevellit büyük makamlar elde etti.

Bir şeyhin şöyle dediği rivayet edilir: Binlerce şeyh gördüm. Ama aralarında bir buçuk seyyide rastladım.

Şeyhler arasında seyyidlerin azlığı varlık duygusundan çok azının sıyrılabilmiş olmasından geliyor.

Oysa varlık duygusundan sıyrılsalar az bir gayretle maksatlarına ulaşabilirlerdi.

Ahzab suresinin 53. ayetinde bildirilen; Peygamber (S.A.V) Efendimizin hanımlarını ondan sonra nikah edilmesinin yasaklanması meselesi.

By |2015-08-14T04:36:20+00:00Cuma, Ağustos 14, 2015|İşaretler, Kitaplar|

About the Author:

Siz de fikrinizi belirtin