Kesmeden Evvel Kurbandan Menfaatlenmek

///Kesmeden Evvel Kurbandan Menfaatlenmek

Kesmeden Evvel Kurbandan Menfaatlenmek

Bir hayvan kurban olarak belirlendikten sonra kesilmezden evvel yününü kesmek, sütünü içmek, binmek, koşmak veya herhangi bir şekilde ondan dünyevi menfaat temin etmek mekruhtur.

Eğer sütünü ve yününü satarsa, parasını tasadduk eder ve ya kendisi kullanırsa kıymetini tasadduk eder. Kurbanı kestikten sonra maksat hâsıl olmuş olduğundan her şeyi ile dilediği gibi menfaatlenebilir. Bayram gününden evvel kesmiş olsa etini yemek de helal olmaz. Tasadduk etmesi lazım gelir. (Dürül muhtar – Reddül muhtar c.6 s.329)

Kurbanın sütünden istifade etmek, etini ve derisini satıp parasını almak ve ya demirbaş olmayacak bir şey ile değiştirmek mekruhtur. Şayet böyle bir şey yapılırsa, kıymetini yani kaç para ise o miktarı sadaka olarak vermek gerekir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kurbanın derisini satan kimsenin kurbanı olmaz.” (ez-Zeylâî, Nasbu’r-Râye, 4/218)

Kurbanın et ve derisinden kasap ücreti de verilmez. Yani kasaba “Gel benim hayvanımı kesiver, karşılığında bir miktar et vereyim yahut derisi senin olsun” denilemez. Peki, kasaba et veya deri vermek câiz olmaz mı? Tabii ki câiz olur ancak kasaplık ücretini de ayrıca vermek şartıyla. Nitekim Hz. Ali (r.a)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Resulullah (s.a.v), develer kurban kesilirken başında durmamı, derilerini ve sırtlarındaki çullarını paylaştırmamı emretti. Onlardan herhangi bir şeyi kasap ücreti olarak vermeyi bana yasakladı. Kasap ücretini biz kendimiz veririz.” (Müslim, Hacc, 348)

Kurbanın derisi sadaka olarak verilir ve ya ondan seccade ve saire gibi evde kullanılacak bir şey yapılır. Hz. Âişe (r.anhâ) validemizin ve diğer bazı sahabilerin kurban derilerinden su tulumu yaptıkları rivayet edilmiştir. (Müslim, Edâhî, 28)

Kurbanın, kesilmezden evvel yünlerini kırkmak mekruhtur. Eğer kırkılacak olursa, bu yünler de sadaka olarak verilir. Fakat kesildikten sonra yünü yolunup ve ya kırkılıp kullanılabilir; bu câizdir. (Ö. N. Bilmen, B. İslâm İlm. İst. 1985, s. 413-414)

 

By | 2014-10-02T02:57:09+00:00 Perşembe, Ekim 2, 2014|Kurban|

About the Author:

Siz de fikrinizi belirtin